
|
|
||||||||
![]() |
![]() Seri İlan
![]() Video Galeri
Gösterim: 449
![]() Gösterim: 1738
![]() Gösterim: 2053
![]() Gösterim: 4833
![]() FORUM
![]() Foto Galeri
İzlenme: 2881
![]() İzlenme: 1498
![]() İzlenme: 1470
![]() İzlenme: 3479
![]() ![]() |
|||||||
![]() |
||||||||
| 31 Ocak 2012, Salı 5:6
![]() Ateş Düştüğü Yeri...
Avustralya´lı Türk toplumunda yas var. İki evladımızı kaybettik. Ateş düştüğü yeri yakıyor İki merhumenin aileleri perişan. Allah hiç bir anne ve baba’ya evlat acısını göstermesin. Türk toplumunu yasa boğan, hayatlarının baharlarında ebediyete intikal eden iki fidan göçtü bu kıtadan. Birisi 15 yaşında, sanal tacizlerle hayata küstürülüp sonrasında canına kıyan gencecik hayat dolu bir yavrucak. Diğeri ise 36 yaşında. 9 yaşındaki çocuğunu kurtarmak için kendi hayatından vazgeçen Kahraman vefa örneği Anne. Allah mekanlarını Cennet eylesin On beş yaşındaki çocuğu sanal tacizlerle hayat küstüren ruhsuzlar şimdi huzurlumu. Var olduğunu sandıkları ruh halleri nasıldır. Kimbilir kimler küstürdü anasının babasının göz bebeği bu hayat dolu çocuğu. Sanal tacizlere uğrayan bu yavrucağın canına kıyması ne denli keyif veriyor bu ruhsuzlara. Aynı durum başlarına gelse bu ruhsuzların. Canları yanıp aman, biz ne yaptık demezlermi? İnsan olarak türk olarak, aynı dinin ve inancın mensupları olarak. Bu yavrumuz için yüreğimiz Kan ağlıyor. Ateşin düştüğü bu iki haneye ve hane mensuplarına Allah’tan sabırlar diliyoruz. Işık Koleji öğretmeni Demet Latifoğlu. Oğlunu kurtarmak isterken boğularak can verdi. Yıllar önce 14 yaşındaki abisini denizde boğularak kaybeden bir kardeş olarak. Demet öğretmenin anne ve babasının ızdıraplarını tasavvur edebiliyorum. Annemin yıllarca karalar bağlaması, babamın deniz´e küsmesi abimi geri getirmedi. Anne´min ve Baba´mın yüreklerine düşen ateş son nefeslerine kadar sönmedi. Hak dünyasında olan anne ve babama rahmetler diliyorum. Kahinat’ı yaratan yüce Rab’bimizin varlığına şahadet ederek, ölümün hak olduğunu, her daim hatırlamamızın farz olduğunu unutmamız lazım diliyorum. Başbakanımız ve diğer devlet büyüklerimizin acılı aileleri aramaları, sabır dilemeleri, gurbetteki vatandaşlarına sahip çıkıp unutmamaları yaralara merhem oluyor. Gurbette bizlere bir nefes kadar yakın olan, ülkemizi temsil edenleri acılı günlermizde yanımızda görmek bizlere ayrıca güç ve kuvvet veriyor. Avustralya büyük Elçimiz ve melburn Başkonsolumuz. Acılı iki aileyi ziyaret etmekle devletimizin yanımızda olduğunu gösterdiniz. Yüreklerinize Sağlık. Allah’tan merhumelerin mekanlarının cennet olmasını,geride kalanlarınada sabırlar ihsan etmesini diliyoruz. . Demet Latifoğlunun kardeşi Levent kardeşimizede Ailem adına baş sağlığı diliyorum. Allah Rahmet Eylesin. Neler Oluyor Bize...
Demir çubuk icat oldu mertlik bozuldu. Ben diyorumki cep telefonları icat oldu saygı kayboldu. Bu yüz yılda mertliği bozacak çok çeşitli demir çubuklar icat oldu. Her şeye rağmen mertliğini ve saygısını koruyanlar çoğunlukta. Teknoloji nimetleri adı altında günlük hayatlarımızın ayrılmaz parçaları olan diz üstü bilgisayarlar, oyunlar birde cep telofonları varki, değil dostlarımıza zaman ayırmak, kendimize çocuklarımıza, eşlerimize bile zaman ayırmamıza müsaade etmiyorlar. Teknoloji ile gelen yenilikler çok şeyleride alıp götürdü. Uzun zamandır yazmak istediğim bu konuyu,görüp yaşadıklarını bana fısıldayan gönül dostumdan dinlediklerimden sonra. Bunu işlememin zamanının geldiğini düşündüm. Değerli okuyucularım. İstemediğimiz birisine saygılı olmak zorunda değiliz, fakat hiç tanımadığımız birisinin cenaze merasimine gittiğimizde, inançlarımız ve Allah adına saygı gösterisinde bulunmak zorundayız. Ne yazikki aynı inancın bazı mensupları. Mevlit’te,Cami’ide, inandığı ile bütünleşmeye uğraşanlara. Göz yaşları ile kara toprağa canının bir parçasını verenlere, bu dünyadan ahirete intikal etmiş olanlara saygıda kusur ediyorlar. Kendini bilmez birisinin oyun havası tonunda çalan telefonunun sesi saygısızlıkta nedir. Tabi sedece bununla sınırlı değil. Telefonlarını özellikle açık tutmayı görev bilen bazı insanlar!!,, tiyatrodasınız oyunun en heyanlı kısmı salonda ses yok. Alın size ben bu oyunun içine ederim diyen bir telefon zil sesi. Gözler telefon sahibini arıyor, merakla beklediğiniz sahneyi kaçırırıyorsunuz, oysa telefon sahibi gurur ve edayla kendisini arayan çocuğuna bugün tiyatroya geldik arkadaşlarla. Bu yüzden evde yemek yok, sen dışardan yeyiver olmassa iki yumurta kır diye tarif verme gayretinde içerisinde. Be arkadaş evden çıkmadan not yazsana!! Geldiğin yerde telefonunu kapatsana!! 2 saat telefonunu kapalı tutsan. Dünyanın sonu gelmeyecek, savaşlar çıkmayacak ya. Yazılı olarak duvarlarda ve her fırsattata sözlü olarak zaten beyan etmiyorlarmı. Olurmu başkalarının huzurunu bozmak, onlara saygısızlık yapmak varken. Telefonu kapatmak, karizmayı çizdirmek yakışırmı!! Kimbilir belkide dünyanın sonu gelir. Hangi mantıkla bu dünyada yaşıyorlarsa!!!!!!!!!! Değerli okuyucularım. Kimseye terbiye dersi verme gayreti içesinde değilim. Anlatmak istediğim saygının olması yerlerde başkalarına ve acılı olanlara saygılı olalım istiyorum. Bugün onlara yaşattıklarımız yarın bizlerin başımıza geldiğinde, keşke bunu yapmasaydımlara girmeyelim üzülmeyelim. Gelin telefonlarımızın kapatılması gereken yerlerde kapatalım. Söylenecek o kadar çok şey vardırki, ama benden şimdilik bu kadar. Umarım benden daha iyi düşünenler bundan sonra homurdanmayı bırakırlar, yanındakilere kapatsana telefonunuzu cesaretini gösterirler. Her yazımda olduğu gibi şair Ceyhun İpteş´in bir şiir´ini sizlerle paylaşıyorum. o ***** SEN OLMAYINCA ***** Bu haber 335 kez okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
16 Mayıs 2012 - BUBİ 16 Mart 2012 - MEMLEKET 31 Ocak 2012 - Ateş Düştüğü Yeri 21 Ocak 2012 - Dost ve Eskıcılık 4 Aralik 2011 - Asker...Lik 26 Kasim 2011 - Gurbet Ellerde 23 Ekim 2011 - Yokluğun Gözü 23 Ekim 2011 - Yoklugun Gözü 17 Eylul 2011 - Davul'un Sesi 21 Temmuz 2011 - Metreyle Adana Kebab 2 Haziran 2011 - Çukurova 3 Mayıs 2011 - Memleket Sevdası 9 Nisan 2011 - Memleket 9 Mart 2011 - Adana'da Mevsim Artık Kış 6 Subat 2011 - Hocam 15 Ocak 2011 - O Eski Bayramlar ? 14 Ocak 2011 - TEKLER MANGASI 14 Ocak 2011 - Gurbet Dedikleri 14 Ocak 2011 - SONBAHAR 14 Ocak 2011 - TEKLER MANGASI 14 Ocak 2011 - HAYAT AĞACI 14 Ocak 2011 - Bir Dağ Masalı 12 Temmuz 2010 - Kuslarin Bulustugu Köy 17 Haziran 2010 - Tekler Mangası 17 Haziran 2010 - Menekşe Kebab Salonu ve Klikya 17 Haziran 2010 - Yazık Oluyor Yazık 17 Haziran 2010 - Bir elin nesi var,Sidneyli Türk'ün Sesi Var 17 Haziran 2010 - Ben de Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşıyım! 17 Haziran 2010 - Altın Sahilin , Altın Çocukları 17 Haziran 2010 - Nerelerdeyiz 17 Haziran 2010 - Uyku Sendromu & Sleep Apne'si 17 Haziran 2010 - Nereye Koşuyoruz 17 Haziran 2010 - GLUTEN ve COELIAC 17 Haziran 2010 - Öğrensek diyorum 17 Haziran 2010 - En güzel Sıfatlandirma bizde var 17 Haziran 2010 - Itirazım var? 17 Haziran 2010 - Bizim Hikayemiz 17 Haziran 2010 - Merhaba |
||||||||