
|
|
||||||||
![]() |
![]() Seri İlan
![]() Video Galeri
Gösterim: 449
![]() Gösterim: 1738
![]() Gösterim: 2053
![]() Gösterim: 4833
![]() FORUM
![]() Foto Galeri
İzlenme: 2881
![]() İzlenme: 1498
![]() İzlenme: 1470
![]() İzlenme: 3479
![]() ![]() |
|||||||
![]() |
||||||||
| 7 Agustos 2011, Pazar 2:54
Ataharry Blackturk, bir dostumuzun e-mail ismi. Asıl adı Harry Blackley. Uzun yıllar Avustralya Türk toplumuna büyük hizmetlerde bulunduktan sonra 2 Ağustos 2011 günü aramızdan ayrıldı. Hatırasının önünde saygı ile eğiliyor ve Avustralyalıların dediği gibi ‘Rest In Peace’ diyorum. Harry Blackley Türk milletini ve Atatürk’ü o kadar çok severdi ki sonunda e-mail ismini Ataharry Blackturk olarak belirledi. Kendisi aslında meslek olarak bir eczacı ama 50 -60’lı yıllarda Kıbrısta İngiliz ordusunda görev yapmış ve görevi sırasında Kıbrıslı Türklerin ne tür haksızlıklara kurban olduğunu görmüş. Daha sonraları da azgın Rumların Türklere yaptıkları zulüm ve cinayetlere şahit olmuş. Sonunda dayanamayıp Rum mezalimine karşı tutum takınma zorunluğunu duymuş. O günden sonra da Türk davasının sarsılmaz takipçisi olarak elinden geldiğince toplumumuzun yanında olmuş. Yıllar sonra Avustralya’ya göç etmiş ve burada da yazım kurslarına devam ederek eski tutkusu olan yazarlığa dönmüş. Deakin Üniversitesinden diplomasını aldıktan sonra Türklere yönelik olumsuz tutumlara karşı kitaplar yazmaya karar vermiş. Bu arada bir süre Geelong belediye başkanlığı görevinde de bulunmuş. Harry, daima Türklerin imaj probleminin ancak kitaplar, medya ve sinema yoluyla aşılabileceğine inanırdı. Toplumumuzun geleneksel Osmanlı tutumuna bir türlü anlam veremez ve doğru dürüst organize olmamız gerektiğini savunurdu. Her Türk karşıtı olayda paldır küldür sağa sola yazılar yazmamızı ve protestolar yağdırmamızı şüphe ile karşılar asıl mücadelenin ‘pro aktif’ bir tutumla... yani savunma ile değil, karşı saldırı ile yapılabileceğine inanırdı. Maalesef Türk toplumu Cumhuriyet kurulduğundan beri değişmedi.. hep savunmada kaldık ve kalacağız. Harry, toplumumuza yardımcı olmak için bir dizi kitap yazmaya başladı. İlk kitabı Love and Death in Cyprus ‘Kıbrısta Aşk ve Ölüm’ idi. EOKA Rum terör örgütü yıllarında Kıbrısta geçen olayları konu alan bu aşk hikayesi gerçek olaylar üzerine kurgulanmıştı. 1957 yılında adada İngiliz ordusunda görev yapan İskoç bir eczacı ile genç bir Türk kızının serüvenini anlatan bu kitabın yayınlanması için Harry kendi cebinden 25,000 dolar harcamış ve büyük bir risk almıştı. İkinci kitabı Korean Rose ‘Kore Gülü’ ise Türklerin Kore savaşına yaptıkları büyük katılımı ve bu savaş sırasında İngiliz hemşire Rose Mc Donald ile Türk tümeninden teğmen Kemal Hasol’un gönül ilişkisini anlatıyor. Harry derdi ki: ‘Bilirmisiniz, Kore savaşında insan kaybı açısından Amerika ve İngiltere’den sonra üçüncü sırada olmamıza rağmen dünyanın hiçbir yerinde bu savaşa olan katkılarımız bilinmez ve Türklerin sözü bile geçmez’. Dünya toplumlarının bu bağnazlığı ve hainliği Harry’e o kadar dokunmuş ki sonunda bu gerçeği İngilizce konuşan insanların gözüne sokmak için bu kitabı yazmaya karar vermiş. Bu kitabın yayınlanması için de cebinden 4000 dolar harcamış. Toplumumuzun kitaplara olan uzaklığı ve toplumsal ilgisizliğimiz nedeniyle yıllar süren uğraşlarından fazla bir maddi kazanç sağlayamadan bu dünyaya veda etti dostumuz Harry. Son olarak üzerinde çalıştığı kitap ise Doğu Anadolu’da 1914 - 15 yıllarında Ermeni isyanı ile ilgili idi, maalesef yarım kaldı. Harry, hep bizim Osmanlı kafası ile davranışımızdan şikayet ederdi. Bir türlü Ermeniler ve Rumlar gibi organize olamadığımızdan dertli idi. ‘İnşallah bir gün bu kafayı değiştirmeyi başarırsınız’ derdi. ‘Eğer Türkler batılıların onları tanımalarını ve anlamalarını istiyorlarsa Türk yandaşı kitapların ve filmlerin finanse edilmesini ve batı ülkelerinde yaygın bir şekilde görülmesini sağlamalıdırlar’derdi. ABD, İngiltere ve diğer ülkelere ‘imaj’ danışmanlığı yapan meşhur Simon Anholt şöyle demiştir : ‘Ülkelerin imajları, propaganda için milyonlarca dolar harcayarak değil, basit kitaplarla yaratılabilir’ Kıbrıs probleminin çıkmaza girmesinin önde gelen sebeplerinden birinin Avrupa Birliğinin Güney Kıbrısı üye olarak kabul etmesi olduğunu söylerdi. ‘Böylece AB, Kıbrıs Rumlarına bir silah vermiş oldu. Rumlar, Türkiye’yi AB üyeliğini engellemekle tehdit ederek Kuzey Kıbrıs’a baskı yapması konusunda zorlamaktadırlar’ derdi. Peki Türkiyenin AB üyeliği konusunda ne düşünürdü? ‘ Bence Türkiye en azında 50 yıl daha AB’ye kabul edilmeyecektir. Maalesef din konusu Avrupa’nın Türklere karşı olan tutumunu belirlemeye devam edecektir. Türkiyedeki siyasal durum AB’ye girişi daha da zorlaştırmaktadır. Ayrıca zaten AB’nin kendi problemlerini çözmesi yıllar alacaktır bu arada Türkiye, Avrupa’nın kendi bütçelerini denkleştirmeyi öğrenmesini bekleyecektir.’ Rahmetli kayınvalidem, Hıristiyanlar için ‘Allah rahmet eylesin denilmez, Dinleriyle dinlensinler denir’ derdi. Ama ben bu Türk dostu ağabeyimiz için kendimi ‘Allah rahmet eylesin’ demekten alıkoyamıyorum.
Bu haber 659 kez okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
7 Agustos 2011 - Ataharry Blackturk 10 Temmuz 2011 - Seçim sonrası 16 May?s 2011 - Muhteşem Yüzyıl 7 Mart 2011 - Siyah ve Beyaz 9 Ocak 2011 - Brumby 9 Ocak 2011 - Harmoni Iftari 9 Ocak 2011 - Pirlanta 2 Temmuz 2010 - İki demokrasi 2 Temmuz 2010 - GAZZE'de KUDUZ VAR 2 Temmuz 2010 - ÖZÜR 2 Temmuz 2010 - Yahudi maskesi 2 Temmuz 2010 - Karmaşık Cennet 2 Temmuz 2010 - Rivayetler Ülkesi 2 Temmuz 2010 - 29 Yıl Sonra 2 Temmuz 2010 - Turkeylover**** 2 Temmuz 2010 - Türkiye yada Antakya 2 Temmuz 2010 - Yine o zaman... 2 Temmuz 2010 - Ermenilerden Özür Dilemiyoruz 2 Temmuz 2010 - Yine aynı hikaye 2 Temmuz 2010 - Organize İşler 2 Temmuz 2010 - Su uyur, Türkler de uyur 2 Temmuz 2010 - Deja vu 2 Temmuz 2010 - Biz de varız 2 Temmuz 2010 - Korean Rose 2 Temmuz 2010 - Kanlısırt 2 Temmuz 2010 - AKP ve Google 2 Temmuz 2010 - GENÇLER GENÇLER 2 Temmuz 2010 - Hatırla Sevgili 2 Temmuz 2010 - Ekol Sanat Okulu 2 Temmuz 2010 - Türkkaya Ataöv 2 Temmuz 2010 - Çikita 2 Temmuz 2010 - 120 2 Temmuz 2010 - Madalyon 2 Temmuz 2010 - Peter Balakian vs Fethullah Gülen 2 Temmuz 2010 - PERVANE 2 Temmuz 2010 - Bati Trakya Destani 2 Temmuz 2010 - 40.yil festivali 2 Temmuz 2010 - KARA GUNLER 2 Temmuz 2010 - Harry Blackley 2 Temmuz 2010 - Turk kolejleri 2 Temmuz 2010 - AKP'li Baykal 2 Temmuz 2010 - Lale Festivali 2 Temmuz 2010 - Ataturk'un sofrasi 2 Temmuz 2010 - Enayilik Vergisi 2 Temmuz 2010 - Karamemis 2 Temmuz 2010 - Fundamentalism 2 Temmuz 2010 - Fundamentalism-2 2 Temmuz 2010 - Tahta Tabak 2 Temmuz 2010 - Turk Bombasi 14 Haziran 2010 - 40.yil gecesi 14 Haziran 2010 - Power, Faith and Fantasy 14 Haziran 2010 - Avustralya Türk Medya Grubu |
||||||||